Vagıf ALİYEV
   Yönetim Kurulu Başkanı
       

Değerli Hissedarlarımız ve İş Ortaklarımız,

Geride bıraktığımız 2010 yılı, petrokimya sektörü için 2008 yılında başlayan küresel ekonomik krizin etkilerinin azalmaya başladığı, dünya ekonomisinde yaşanan problemlerin, artan ham petrol fiyatlarının ve devreye girecek yeni kapasitelerin gölgesinde geçen zorlu bir toparlanma yılı olmuştur. 2010 yılı sonu itibarıyla 100 $/varil sınırına dayanan petrol fiyatları hammaddemiz olan nafta fiyatlarına da yansımış, 2010 yılı sonuna doğru 850 $/ton seviyelerine çıkan nafta fiyatı üretim maliyetlerini yükselterek dünya genelinde petrokimya sektöründeki karlılıkları olumsuz etkilemiştir.

2010 sektör için hammadde fiyatlarının yüksek ve belirsizliklerin yoğun olduğu bir sene olmasına rağmen Petkim için bütçe hedeflerinin büyük ölçüde yakalandığı, kuruluşundan bu yana en yüksek üretimin gerçekleştiği, yedi fabrikamızda üretim rekorunun kırıldığı, %99 ile tarihinin en büyük kapasite kullanım oranının ve ihracat rakamlarının yakalandığı bir yıl olmuştur.  2009 yılına göre şirketimizin üretim miktarı %10, cirosu ise % 41 artış göstermiştir.

2010 yılı Petkim’in uzun yıllardır uyguladığı sürekli büyüme ve iyileştirme stratejilerinin ilk meyvelerini topladığı yıl olmuştur.  Kırdığımız üretim rekorunda Türkiye pazarının cazibesi ve paramızın güçlü olması önemli faktörler olurken, üretim hatlarında yapılan iyileştirmeler, kapasite artırıcı yatırımlar, teknolojik gelişimler ve sağlanan işgücü verimliliğinin de büyük etkisi olmuştur.  2010 yılı, aynı zamanda şirketimizin 2020 yılı projeksiyonunu içeren yatırım hedeflerini tanımlandığımız bir dönem olmuştur.  Dünya genelinde petrokimya sektörü için 2011-2015 döneminin 2006-2010 dönemine oranla çok daha olumlu geçeceği yönünde öngörüler mevcuttur. Petkim kapasite kullanım oranlarında hali hazırda Avrupa'nın en iyilerinden biri konumundadır. Avrupa’nın rekabet gücünü giderek kaybetmesinden dolayı gelecekte rakiplerimiz Orta ve Uzak Doğu kökenli firmalar olacaktır. En önemli hedeflerimizden biri önümüzdeki yıllarda da büyümemizi ve karlılığımızı sürdürülebilir kılmak ve yeni üretim rekorlarına imza atmaktır.

Bu hedefe paralel olarak Petkim’in ana faaliyet kollarıyla ilgili olarak tanımladığımız ve en kısa zamanda devreye almaya planladığımız öncelikli yatırımlar olan; etilen fabrikamızda %13’e varan kapasite artışının, AYPE-T fabrikamızda %20 oranındaki kapasite artışının, PA fabrikamızın %44 civarındaki kapasite artışının, PTA fabrikamızda %50’ye varan kapasite artışının ve halen fizibilite etütleri süren yeni bir PET, Etiloksilat ve BDX gibi fabrikaların kurulmasının önümüzdeki yıllarda Petkim’in karlılığına çok önemli katkılar yapacağına ve uzun bir aradan sonra 2011 sonu itibariyle bilançomuzdaki geçmiş yıllar zararlarının tamamen ortadan kaldırılıp hissedarlarımıza düzenli şekilde temettü dağıtmaya başlamamıza imkan sağlayacağına inanıyoruz. 

Petkim Türkiye petrokimya endüstrisinin tek entegre üreticisi olmayı sürdürürken ürünlerinin kalitesi de dünya standartlarındadır. Petkim’in çoğunluk hisselerinin SOCAR & Turcas Grubu tarafından satın alınması ile Hazar'dan Ege'ye bir köprü oluşturulmuş, iki bölge arasında yeni açılımları ve işbirliklerini de beraberinde getirmiştir.  2008 yılında gerçekleşen özelleştirme sonrası Petkim için belirlediğimiz vizyon, uzun vadeli değerler yaratan projelerin gerçekleştirilmesini içermektedir.  Petkim'in 2018 yılında petrokimya sektöründe bölgesel bir güç olmasını ve sürdürülebilir büyüme ile yüzde 40 iç pazar payına erişmesini hedefliyoruz. Türkiye'nin en önemli üretim üslerinden biri olan Petkim Yarımadasını, 2023 yılına kadar Rafineri-Petrokimya-Enerji-Lojistik Entegrasyonu çerçevesinde, hammadde güvenilirliğini temin edecek bir petrol rafinerisine, 6 milyon ton petrokimyasal üretimine, yaklaşık 1 milyon TEU kapasiteli bir konteyner terminaline, liman ve lojistik alanlara, güvenilir seviyede enerji üretimine, ve yerli ve yabancı sermayenin yatırımlarıyla yer alacağı kümelenme modeline ev sahipliği yapan Avrupa'nın en önemli üretim merkezlerinden biri haline dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu projeler neticesinde Türkiye kimya ve petrokimya sektörlerinin dünya liginde sınıf atlayacağına inanıyoruz.

Petkim Value-Site projemizin temel adımı olan Rafineri-Petrokimya entegrasyonunu gerçekleştirecek hammadde rafinerisinin yapımıyla ilgili önemli aşamalar 2010 yılı içinde kaydedildi.  Bugün için Petkim’in hammadde tedarikinde çok yüksek oranda dışa bağımlı olma durumuna bütünüyle son verecek rafineri projesinin en önemli adımı olan Rafinericilik ve Depolama Lisansı, kardeş kuruluşumuz STAR Rafineri A.Ş.’ne T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Temmuz ayında verildi.  Konsept tasarımı, fizibilite etüdü, teknoloji ve lisansör seçimleri ile temel mühendislik çalışmaları biten, finansman temini için danışmanlık firmasının seçildiği STAR Rafinerisi (STAR Refinery) projesine ilişkin 2011 yılı içinde ana yüklenici firmaların seçilmesi ve finansman teminine paralel temel atılarak altyapı inşaat çalışmalarına başlanması öngörülmektedir. Tam manasıyla 2012’de inşaatına başlanacak rafinerinin 2014 yılında ilk üretimi gerçekleştirmesi hedeflenmektedir.  STAR Rafinerisi Türkiye'nin bugün net ithalatçı olduğu Nafta, Jet Yakıtı, (Ultra Düşük Kükürtlü) Motorin, LPG, Petrokok ve Ksilen gibi mamullerde yıllık 10 milyon ton üretim gerçekleştirerek Türkiye’nin cari açığının milyarlarca dolar azalmasını sağlayacak ve tek noktada gerçekleşen en büyük yerlileştirme projelerinden biri olacaktır.

Rafinerinin hayata geçmesiyle Petkim Value-Site projesi çerçevesindeki diğer yatırımlar da hız kazanacaktır. Bu yatırım vasıtasıyla Petkim hammadde güvenilirliğini teminat altına alarak, her yıl nafta ithalatından kaynaklanan yüksek taşıma, depolama ve işletme sermayesi maliyetlerinden tasarruf edecektir. Petkim, rafinerinin devreye girmesini müteakip petrokimya yatırımlarına büyük bir özgüvenle hız verebilecek olmanın yanı sıra müsait durumdaki altyapısını, arsalarını, limanını, utilitelerini ve hatta işgücü ve know-how’ını rafineri şirketinin kullanımına sunarak önemli yan gelir kalemleri de elde edecektir.

Bugün için sadece kuru ve sıvı yük elleçlemesi yapan limanımızın, Petkim’in sahip olduğu lojistik destek sahalarını da azami ölçüde utilize ederek yeni bir konteyner terminali yatırımına iştirak edebilmesi ve böylece Türkiye’nin önemli limanlarından biri haline gelmesi amacıyla PETKİM Limancılık Ticaret A.Ş. unvanlı bir bağlı ortaklığın kuruluşunu 2010 yılı içinde gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra Petkim’in, Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerden ve/veya Akdeniz’den küçük ve orta ölçekli gemilerle getirilecek farklı petrol türevlerinin depolanabileceği yaklaşık 1 milyon ton kapasiteli yeni bir tank çiftliği yatırımına da ev sahipliği yapmasını planlıyoruz.  Petkim’in etüt halindeki Liman ve Tank çiftliği projelerinin Ege Bölgesinde ihtiyaç duyulan önemli bir boşluğu dolduracağına ve şirketimiz için ilave gelir ve katma değerler yaratacağına inanıyoruz.

Artan enerji ihtiyacımızı karşılamaya katkıda bulunmak ve yarımadamızın sahip olduğu yüksek kaliteli rüzgarı utilize edebilmek amacıyla 25 MW kapasiteli bir rüzgâr enerjisi santrali için EPDK’dan Otoprodüktör lisansımızı yine bu yıl içinde aldık.  Yenilenebilir bir kaynak olan rüzgara dayalı bu enerji yatırımımızı en geç 2012 sonuna kadar devreye almayı hedefliyoruz.

2011 yılında da yüksek çalışma temposu ile stratejilerimizi uygulamaya ve sürdürülebilir karlılık için hayati önemdeki yatırımlarımızı gerçekleştirmeye devam edeceğiz.  Sözlerimizi sonlandırırken bu yoldaki en büyük güvencemiz olan özverili çalışanlarımıza, tedarikçi, müşteri ve iş ortaklarımıza, ve bizden desteklerini esirgemeyen tüm hissedar ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,

Vagif Aliyev
Yönetim Kurulu Başkanı